NE DİYEYİM
Ne diyeyim
Vurulmuşsa bugün Şeyh Ahmed Yasin
Ne diyeyim
Çıt yoksa kafiyeden
Mecalsiz kalmışsa mecaz
Sadakati tükenmişse sözcüklerin
Ve duyarsızlık dağına çıkmışsa yüreğim
Ne diyeyim
Ne diyeyim
Filistinli bir çocuk kalmışsa yine yetim
Şiirler ilk terk edeniyse kentin
Fethediyorsa benliğimi hissizliğim
Santim santim
Ne diyeyim
Vurulmuşsa bugün Şeyh Ahmet Yasin
Ne diyeyim
Ne diyeyim
Yerlerini bulmuyorsa bir türlü notalar
Ne diyeyim
Irak’ı, Çeçenistan’ı, Keşmir’i
Ve daha bir çok yeri
Anmaya bile varmıyorsa dilim
Ne diyeyim
Konulmuşsa duygularıma
En yazgıcı kotalar
Atıyorsa Amerikan askerleri
Kûfe’de, Felluce’de kapkaranlık voltalar
Ve ayırıyorsa yürekleri birbirinden en sarhoş kıtalar
Ne diyeyim
Ne diyeyim
Katledilmişse cami çıkışında sabahleyin
Tam iki hafta önce Şeyh Ahmet Yasin
Ve inkişaf etmişse şiirim
On dört gün rotarla
Yani ancak bugün geceleyin
Ne olur siz söyleyin
Ben şimdi ne diyeyim
Turgay Evren
Çarşı
Ayaklanır açlığım
Yedi düvele karşı
Kurşun yarar sessizliği
Ve bir haykırış arşı
O an
Ne sen kalırsın ortada, Hamiyet
Ne kutsal mülkiyet
Ne umarsız cemiyet
Ne de dolaşırken içinde kaybolduğum
Şu uçsuz bucaksız çarşı
HABER VER MARX’A
Aydın kurşunlar gördüm
Ta bağrında ülkemin
Voltaire, Engels ve Marx’a
Benden haber gönderin
Artık konuşmasınlar
Ülkemde varken tanklar
Çift kez mazlum kadınlar
Yangın yeri
Gözlerin
Payıma ütopyadan
Sessizliği giydirin
Voltaire, Engels ve Marx’a
Benden selam gönderin
Turgay Evren
DİN İLE BİLİM
Nasıl kızmam ki
Aldattı beni Tanrıyla,
Bilim
Aynı yatakta basıldı
Çırılçıplak
Akıl ile din
Turgay EVREN
Çarşı
Ayaklanır açlığım
Yedi düvele karşı
Kurşun yarar sessizliği
Ve bir haykırış arşı
O an
Ne sen kalırsın ortada, Hamiyet
Ne kutsal mülkiyet
Ne umarsız cemiyet
Ne de dolaşırken içinde kaybolduğum
Şu uçsuz bucaksız çarşı
Anlam Kaybı
Anlamını kaybettim acının ve sevincin
Tanrısız bir evrende nasıl uçar güvercin
Bir oldu hepsi artık; şeytan, melek ya da cin
Farksızlaşan dünyada hegemonya bir tek din
İNDİRGEME
İndirgeme sen beni
Genlere, hücrelere
Kainatta her zerre
Benle olur pencere
Hak’ka bakan bin kere,
Milyon kere
Şeytanı yıkan neydi
İndirgediği şeydi
Secde düştü yerlere
O ise mağrur beydi
Savrulacak yellere
İndirgeme sen beni
Protein ve kana
Varlığı saran mana
Benden kapıp hep nema
Döner Yaradanına
TURGAY EVREN
SEVGİLİNİN YÜREĞİNDEN BAŞKA
Ne Sokrat’ın idam edildiği yerde…
Ne Sasaniler’in tapınaklarında
Hiç sönmeden yanan
Ahuramazda’nın ateşgedelerinde…
Ne de Sidarta Gotama’nın
Yalnız gecelerinde…
Hiç bir yerde bulamadım seni sevda!
Sevgilinin yüreğinden başka.
Ne atların nal şıkırtılarında…
Ne ceylanların nazlı bakışlarında…
Ne göklerin sonsuzluğunda…
Ne de baharın
Pembe yanaklarında…
Hiçbir yerde bulamadım seni sevda!
Sevgilinin yüreğinden başka.
Ne tarihin nefes kesen soğuğunda…
Ne kirli felsefelerin açlık kokan soluğunda…
Ne bilimin kutsal varlığında…
Ne de aklın görkemli krallığında…
Hiç bir yerde bulamadım seni sevda!
Sevgilinin yüreğinden başka.
Turgay EVREN
AYDINLIK
Zulüm gedik açtı surlarımda benim.
Gecenin yüreğine su serp, aydınlık!
Hasret diken açtı güllerimde benim.
Acının ellerine gül ver, aydınlık!
Ruhum karanlığa mahzen olmuştur.
Ne Sokrat ne Buda kurtarır beni.
Aklım mecnunluğa gülşen olmuştur.
Ne Dekart ne Beykın yandırır beni.
İsa’dan sevgiyi almadı kalbim.
Ne de hikmeti kaptı Musa’dan aklım.
Özgürlük çölünde döndüm dolandım.
Aklın karanlıklarında kandilsiz kaldım.
Turgay EVREN
Boyut Kısırları
Boyutlardan
Feragat ederek
Gelme bana
Ekmeği de al yanına
Aşkı da
Spartakus kadar güçlü
Sokrat kadar akıllı
Ve İsa gibi sevgi dolu ol
Ama
Muhammedi görmeyen göz
Âmâ
Turgay EVREN
-
Yeni
-
Bağlantılar
-
Arşiv
- Nisan 2009 (1)
- Şubat 2009 (1)
- Ekim 2008 (1)
- Eylül 2008 (8)
- Ağustos 2008 (8)
-
Kategoriler
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS